GAMEDEV PRO TIP — 13 Ağu 2026

Hazır tavsiye aramayı bırakın

Bana iki çeşit soru geliyor genelde. İlki net cevap verebildiklerim, "tag sırası ne olmalı", "sayfayı ne zaman açayım", "indirimi kaça koyayım" gibi teknik sorular. İkincisinde ise dürüst cevabım genelde bilmiyorum oluyor, "multiplayer koyayım mı", "bu feature kalsın mı", "oyunum yeterince eğlenceli mi". Aradaki fark soruların zorluğundan ziyade hem oyunların ölçümlenebilir olmamasından hem de tam contexte hakim olamamaktan geliyor

Çoğu yeni geliştirici için de tablo şu. İki senedir gamedev videosu izliyor, üç Discord'da birden duruyor, kaydettiği thread sayısı yüzü geçmiş ve hala ilk oyununun ikinci mekaniğine karar verememiş ya da end to end bitirdiği tek bir oyun yok. Sorduğu soru da hep aynı yere çıkıyor, "sence hangisi daha doğru olur". Daha oyunu ürünleştirmede sınıfta kalıyor, doğal olarak sorduğu sorular da bunun üzerinden oluyor. Bu tabloda oyununa dair actionable tavsiye vermek çok zor

Sektörde beceriler ikiye ayrılıyor. Hard skill tarafında kod yazmak, animasyon, asset üretmek var. Ölçülebilir bir çıktısı oluyor ve birinin size doğrudan göstermesiyle öğrenilebiliyor. Soft skill tarafında ise yargı, karar verme, empati ve analiz var. Bunlar birinin size ne yapmanız gerektiğini söylemesiyle öğrenilmiyor. Bunlar oyun tasarlamanın ve pazarlamanın ana unsurları

Tasarım ve yargı kararları da context dahilinde zamanla oturan ve olgunlaşan kararlar. Bir kadın 9 ayda doğuruyorsa 9 kadın 1 ayda doğurmaz, yine 9 ayda 9 farklı çocuk doğurur

Sıkıntı da burada başlıyor. Teknik öğrenirken şunu şöyle yapın videoları gerçekten işe yarıyor, orada doğru cevap var ve gösterilebiliyor. O alışkanlık oturunca tasarım kararı verilecek yerde de aynı netlikte cevap aranıyor. Halbuki tasarımda ezberleyip uygulayacağınız kural yok, olsaydı o kuralları bilen herkes tutan oyun yapardı

İnsanlarda da tam olarak şu beklenti var, "bana kesin kuralları söyle, ben de uygulayayım". Kimse size bunu veremez. Kararın kendisi sizin işiniz ve o kararı verirken kullandığınız yargı aktarılabilen bi şey değil

Tavsiye izlemenin en tehlikeli tarafı da çalışmaya çok benzemesi. Yazılımcıların tutorial hell dediği şey tam olarak bu, tasarımdaki hali ise daha da kötü. Geriye biriken tek bir satır kod bile olmuyor. İzlediğiniz her video, okuduğunuz her thread size bir şey öğrendiğiniz hissini veriyor ve o his gerçek. Halbuki elinizdeki oyunda hiçbir şey değişmiyor. Üç ay doğru yöntemi araştırıp tek bir tasarım kararı vermemiş oluyorsunuz ve o üç ay size çalışmış gibi geçiyor

Özellikle bizde bu iş bi ekonomiye dönüştü. Hiç oyun çıkarmamış adam kurs satıyor, panelde konuşuyor, jüri oluyor. Sattığı şey de kendi kararı değil, birinin başka bir oyunda işe yaramış kararının hikayesi. O hikayeyi almak size o kararı verdiren yargıyı kazandırmıyor, sadece elinizde başkasının cevabı oluyor ve o cevabı insanlara satıyorsunuz

Tabii bir musibet bin nasihatten iyidir derler ama bu musibetin faturası oyun sektöründe çok pahalı olabiliyor. Bundan ben de muzdaribim, her zaman end to end sistem kurup onu optimize etmekten keyif alan biri olmuşumdur, aynı yöntemi mobil zamanlarımda da uyguladım ve çok temiz tokatlar yiyerek öğrendim. En büyüğü defalarca tekrar ettiğim kendimi dev cycle'dan çıkarmak olmuştu. Çünkü oyunlar ne olursa olsun ya kritik kararları alan bir kişinin ya da kolektif bir vizyonun eseridir. Başlangıçtaki vizyonu çıkarttığınız zaman tamamen farklı bir ürüne ya da oyuna dönüşürler. Ben de mobilde bu vizyonu korumak yerine hızlı büyümeyi seçerek yaşadım. O dönem biri bana gelip bunu söylese muhtemelen yine hızlı büyümeyi seçerdim, çünkü sektörün o zamanki durumu onu gösteriyordu. Ama o büyümenin getirdiği döngüsel problemleri bizzat yaşayarak öğrenmek gerekiyordu, zaten bunu yaşayan da çok yoktu

Bir de şu var, kendi oyununuzu yapıyorsanız o projenin lideri sizsiniz, ekibiniz tek kişi olsa bile. Sürekli dışarıdan doğru cevabı aramak o rolden kaçmak oluyor. Yanlış karar vermekten değil, kararı sahiplenmekten kaçıyorsunuz

Peki ne yapacaksınız? Tavsiye tüketmenin yerine koyabileceğiniz tek şey var, o da cevap değil gerekçe toplamak. Bundan sonrası hep bunun farklı yerlerde uygulanmış hali

Oyun oynarken not tutun ama ne olduğunu değil neden çalıştığını düşündüğünüzü yazın. Sevdiğiniz bir anı bulun ve o an olmasaydı ne kaybederdiniz sorusunu cevaplayın. Fakat cevaplarken o oyunun hangi şirket tarafından, nasıl ve ne şartlar altında yapıldığını da unutmayın. Bu contexte sahip olmadan körlemesine alırsanız da o karar hem oyununuzda eğreti durabilir hem de o şirketin onu alırken ödediği bedeli siz ödeyebilirsiniz. Asıl kestirmeye çalışacağınız şey hangi kararın ne için alındığı

Kendi türünüzün dışına da bakın. Sadece kendi türünüzdeki oyunları takip ederseniz o türün alışkanlıklarını tasarım kuralı sanıyorsunuz ve tam da o yüzden herkesin yaptığı şeyi yapıyorsunuz

Karar verirken de kararı yazın ve yanına ne olmasını beklediğinizi yazın, sonra sonuca bakın. Yargı dediğimiz şey bu iki satırın üst üste binmesiyle oluşuyor, başka türlü oluşmuyor

Birine soracaksanız da sonucunu değil gerekçesini sorun. "Sen olsan ne yapardın" sorusunun cevabı size hiçbir şey öğretmiyor, "bunu neden böyle yaptın" sorusununki öğretiyor. Birincisi karar, ikincisi yöntem ve arkasındaki mekanizmayı cevaplıyor

Bu seri için de aynısı geçerli. Buradan Steam'in nasıl çalıştığını, tag mekanizmasını, indirim takvimini alın, onların doğru cevabı var. Ama oyununuza ne koyacağınızı buradan almayın, daha çok neyi koymamanız gerektiğini alabilirsiniz

Kimse sizin yerinize karar veremez, topladığınız cevaplar kararı netleştirmiyor sadece ertelemenize yarıyor

İlk olarak X'te paylaşıldı

Bunu paylaş

Görsel de hazır, metin de. İkisini de al götür.

X'te paylaş Bluesky'da paylaş
Kart (EN) Kart (TR) 1200×675 PNG. Gönderiye ekle.